ankara, en aptal yazını yaşıyo olmalı.
ben, en sakin olanını...
ben, en sakin olanını...
...
evimle ve bi parça kendimle ilgileniyorum bu aralar.akşama kadar bahçemdeki kuşları dinliyorum.
anlatacak ne çok şeyleri var.
ve başucumda duran
ve asla heveslisi olmadığım dandik kitapları okuyorum.
kardeşimle ve arkadaşlarımla sohbet ediyorum.
bunu es geçmeyin.
bu önemli.
çünkü nerde hata yaptığımı anlıyorum,
neyi yarım bıraktığımı
ve onların benden ne beklediğini öğreniyorum.
görüyorum ki mütemadiyen yanlış anlamışız birbirimizi.
...
ankara'nın levantenleri ne şeker yahu.
ara sokaklarda küçük lokantalar keşfettik bol bol.
bildiğiniz lokanta.
eminönü'ne çıkan ara sokaklardaki esnaf lokantalarını andırıyolar.
oraları en iyi güloş'um bilir.
işte gecenin kör vaktine kadar içiyoruz oralarda.
zor bi yıldı geçen sene ve bu yıl da hiç kolay diil.
bundandır ki küçük bi tabureye tüneyip içmek iyi geliyo.
belki de fiillerden ziyade failler yarıyo bana.
sonra eve dönüşler.
kafa bi dünyayken ruj sürüp, parfüm sıkışlar.
eve uyku sinince, parmak uçlarında sevgiliye kaçışlar.
ankara'yı güzel kılan kaçışlar bunlar.
ara sokaklarda küçük lokantalar keşfettik bol bol.
bildiğiniz lokanta.
eminönü'ne çıkan ara sokaklardaki esnaf lokantalarını andırıyolar.
oraları en iyi güloş'um bilir.
işte gecenin kör vaktine kadar içiyoruz oralarda.
zor bi yıldı geçen sene ve bu yıl da hiç kolay diil.
bundandır ki küçük bi tabureye tüneyip içmek iyi geliyo.
belki de fiillerden ziyade failler yarıyo bana.
sonra eve dönüşler.
kafa bi dünyayken ruj sürüp, parfüm sıkışlar.
eve uyku sinince, parmak uçlarında sevgiliye kaçışlar.
ankara'yı güzel kılan kaçışlar bunlar.
...
sevişmek de bi nevi konuşmak aslında.
anlatacak ne çok şey birikiyo içimizde.
üstelik her gece...
bedenlerimizin takati kesilince, dillerimiz başlıyo.
konuşuyoruz cümleler halinde.
mezopotamya'nın ne kadar yorgun olduğunu fark ediyoruz.
bağdat'ta aşkın ve kanın daima yan yana aktığını anlıyoruz.
biz aşkımız için kan akıtır mıydık, diye soruyoruz çizgiyi aşıp.
sahi, akıtıyor muyuz?
anlatacak ne çok şey birikiyo içimizde.
üstelik her gece...
bedenlerimizin takati kesilince, dillerimiz başlıyo.
konuşuyoruz cümleler halinde.
mezopotamya'nın ne kadar yorgun olduğunu fark ediyoruz.
bağdat'ta aşkın ve kanın daima yan yana aktığını anlıyoruz.
biz aşkımız için kan akıtır mıydık, diye soruyoruz çizgiyi aşıp.
sahi, akıtıyor muyuz?